20 Şubat 2014

Mac Lady Danger

Son zamanlarda favorim olan rujlardan Mac Lacy Danger isimli ruju tanıtmak istiyorum. Bu ruju Mac'de büyük araştırmalar ve MUA'yı deli etmeler sonucu aldım. Aslında kırmızı alt tonlu bir turuncu istiyorum ama ne gösterdilerse beğenmedim. Ya çok turuncu ya da çok kırmızı geldi bana hepsi, tabi bu arada MUA'cığın ukalıklarının da faydası olmadı. Sonuçta ben ne istediğimi biliyorum ve doğru rengi bulamazsam senin gösterdiğin ruju almış olmak için almayacağım.

Neyse Lady Danger'ı dener denemez dedim ki işte budur..

Bu ruju bloglarda çok okumadım fazla popüler bir ruj değil herhalde ama bence popüler olmayı hak eden bir ruj.

Rengine tam olarak bayıldım, az kırmızılık, az mercan, az da turunculuk içeriyor. Mat koleksiyondan değil ama yarı mat bir ruj, sürümü çok zor değil ama yine de dudaklarınız kuruysa bol nemlendirme gerektiriyor.

Nemlendirmeden de sürülür mü tabi ki sürülür, hatta benim verdiğim tepkiyi de verebilirsiniz. Ruju ilk sürdüğümde bir süre sonra dudağımı yalama ihtiyacı duyuyorum tabi kuruluk sebep oluyor buna, çünkü ilk seferinde nemlendirmeden sürdüm. Bir kaç defa yalayınca da dudağımı artık çıkmıştır bu ruj diye tazelemek ihtiyacı duydum ruju, tam elime aynayı aldım ki ruj mıh gibi yerinde duruyor, gram bozulmamıştı.

Tabi alta nemlendirici sürünce kalıcılığı biraz daha azalıyor ama olsun önemli değil.

İçindekilere buradan bakabiliriz. Tuhaf bir şekilde içinde Shea yağı var ama hiç öyle gelmiyor bana..

Rengine aşık olmaz da ne yapar insan bilemiyorum.

Dudağımda duruşu bu şekilde, tabi bu tarz turunculuk, kırmızılık ve mercan rengi içeren rujların dişleri olduğunda sarı göstermek gibi bir kusuru var. O nedenle böyle bir renk kullanacaksanız dikkatli olmakta fayda var.

Bu ruju kırmızı-turuncu-mercan renklerini sevenlere tavsiye ediyorum, mat serisine göre daha kolay sürülüyor, bulaşmıyıor ve kalıcı daha ne olsun. Mac ruj koleksiyonum giderek artıyor, bunu alırken retro mat koleksiyonuna da baktım, orada da güzel renkler var ama kararsız kaldım. Belki daha sonra baharlık 1-2 ruj daha alırım.
Sevgiler..

19 Şubat 2014

Günün Ojesi Pastel 146&Essence Holo Topping, Please !

Günün ojesi, burada bahsettiğim Makyaj Güncesi'nin buluşmasında Pastel'in hediye ettiği paketten çıkan yeni seri ojelerden 146 numara ile Essence'in yine alıp bir köşede unuttuğum holo efekt veren top coat'u ile birleşerek oluştu. 
146 numara kolay sürülen ve kremsi yapıda değişik bir yeşil, üzerine holo efekti çok yakıştı.

Uzun süredir Pastel marka oje kullanmamıştım, artık onlardan da diğer firmalar gibi atak yapmalarını ve değişik seriler çıkartmasını bekliyorum.

Essence holo topping ise her türlü ojenin üzerine rahatça kullanabileceğiniz ve simli oje gibi zor çıkmayan, hemen tırnaktan temizlenen türde bir top coat, özellikle koyu renklerin üzerine çok yakışacağını düşünüyorum.
Sevgiler..

Mac 163 Contour Brush..

Elimde Real Techniques kontur fırçası olmasına rağmen, genelde bu işlem için yine RT'in Travel Essentials setinde bulunan multi-purpose fırçasını kullanıyorum/kullanıyordum. Ama uzun bir süredir de şöyle güzel bir kontur fırçası arıyordum. Önce Mac 168 oldukça kafama yattı ve onu almaya karar vermiştim. Tam o sırada bir kaç blogda üst üste bu fırçayı ve uygulama şekillerini gördüm. Şeklinden dolayı tam emin olamasam da bir kere kafama takıldı ve Mac mağazalarında üst üste hem bu fırça hem de 168 ile uygulama yaptırıp, arasında karar vermeye çalıştım. İlk bir kaç uygulamada fırça gerçekten hiç içime sinmedi, belki de Mua'ların tam anlatamamalarından dolayıdır ve yine 168'i almaya karar vermiştim.
Ama 2 hafta önce 168'i almak üzere girdiğim Bağdat Caddesi mağazasında son bir kere daha içimde kalmasın diye uygulama yaptırınca, Mua'nın da çok güzel bir uygulama yaparak, tam tarif etmesi ile oracıkta kararımı değiştirip 163'ü almaya karar verdim. Tabi bu fırçanın sınırlı üretim olası da kararımda etkili oldu, sonuç olarak 168'i ne zaman istersem alabilirim . (ki aldım da yazısı gelecek.)

163 numara diğer fırçalara göre biraz değişik, ben tarif ederken boyacı fırçası gibi terimini kullanıyorum. gerçekten öyle söyleyince hemen anlıyor Mua'lar hangi fırçadan bahsettiğimi. 

Uygulama ilk bir kaç kere zor geldi bana, Mua'lar uyguladığı zaman tamam ama ben kendim yaptığımda hem daha zor hem de vakit alacak gibi görünüyordu. Ama son denemede Cadde mağazasındaki Mua o kadar kolay ve pratik bir şekilde uyguladı ki inanamadım. Gerçekten sadece özel günlerde değil her güne rahatça kullanabileceğim bir fırça olduğunu düşündüm ve aldım. 

Tüyleri çok sık, çok sıkı ve çok keskin, bronzerı tamamen üzerine alıyor ve tek bir harekette bütün yüz konturünüze bir "C" şeklinde uygulayabiliyorsunuz. Ancak biraz keskin bir görüntü yaratıyor ilk kullanımda, bu keskin görüntüyü de bronzerı süpürge hareketi ile elmacık kemiğinizin altına yani allığın olduğu bölgeye doğru dağıtarak bozuyorsunuz. İsterseniz bu keskinliği bozma-yayma işlemini örneğin 168 gibi başka bir fırça ile de yapabilirsiniz. Tabi o zaman daha da hoş ve doğal bir görüntü ortaya çıkıyor. Ben şimdilik dağıtma işlemini ya 163 ile ya da eskisi gibi RT multi purpose brush ile yapıyorum.

Fırça hiç bir şekilde ürünü içine çekmiyor ve dolayısı ile de çok kirlenmiyor. Henüz yıkamadım ama kıl dökmedi, yıkayınca da dökeceğini sanmam.

Fiyatı 90 TL. ve sınırlı üretim olduğunu düşünecek olursak da ilk etapta aldığıma memnun olduğum bir fırça oldu. Sırada artık 168 ve 217 var, onları da alıp umarım bir süre için Mac fırça alışverişine ara vermeyi düşünüyorum.
Sevgiler..

Moshos Garden'ın Doğal ürünleri..

Burada  bahsettiğim #seraptanileromanticvintageparty'de denemeyi en çok istediğim ürünlerden biri de Moshos Garden tarafından yollanan paketin içindeki kil maskesi, lavantalı shea yağı ve queen parfüm özü  idi. Moshos Garden'ın  methini o kadar çok duydum ki bu arada zaten en kısa zamanda denemeyi planladığım ürünleri de bu şekilde test etmiş oldum.
Kutular içinde kişiye özel yazılmış güzel notlar ile gönderilmişti, bu da gerçekten çok hoşuma gitti.

Karmadan yağlıya dönük cildimin en sevdiği maske tipi kil maskesi, el ve tırnak bakımınız için shea&lavanta yağı ve bir de parfüm özü..

İlk olarak kil maskesine bakalım, sitede buluna bütün ürünler gibi bu da doğal birleşenlerden oluşuyor. Maskeyi detaylı incelemek için buraya bakabilirsiniz. 

Ben hemen yüzümdeki etkisini söyleyeyim, bir kere kururken yüzümü kesinlikle germiyor ve rahatsız etmiyor. Ayrıca normal kil maskelerinde olan o koku konusunda hassas kişilerin kötü olarak tanımlayabileceği bir kokusu da yok, aksine çok hoş lavanta kokuyor. 10-15 dakika beklemek yetiyor ve daha sonra su veya doğal bir sabunla yıkanıp çıkarıldığında yüzde ferah ve nemli bir his bırakıyor. Bu maskeden sonra extra nemlendirici sürmeye bile gerek görmedim. Ayrıca yüzümde gün boyu oluşan bütün o yağlı hissi de almış oluyor. 

Bu da shea ve lavanta özlü krem, bu krem ellere, dudaklara, tırnaklara ve vücudun extra nem isteyen her bölgesine kullanılabiliyor. Ayrıntılı bilgi için buraya bakabilirsiniz. 

Ben bunu el ve tırnaklarımı beslemek ve yumuşatmak için kullanıyorum. Tırnak etlerim için kullandığım Lush Lemony Flutter bittiğinden beri bu ürün kurtarıcım oldu. Diğer shea butterlar gibi çok çok yoğun ve katı yapıda değil ve onlara nispeten daha kolay emilen bir yapısı var ama yine de gündüz sürüp çıkmaya uygun değil çünkü emilimi yine de uzun sürüyor. Ben en iyisi akşam evde TV'de dizi veya film izlerken sürüyorum ve o şekilde beklediğimde dizi veya film sonuna kadar ürün emilmiş oluyor.

ve yine çok sevdiğim Queen parfüm özü, çok güzel ve kalıcı bir koku, detayları için buraya bakabilirsiniz. 
Genelde bilek içlerine ve kulak arkasına sürülen bir miktar yeterli oluyor ve uzun süre o kokuyu alabiliyorum.
Ayrıca ürünlerin içinde doğada olmayan hiç bir maddenin olmaması da Moshos Garden'ı tercih etmemiz için ayrı bir sebep benim için.



Moshos Garden'a ve sevgili Serap'a bu güzel ürünlerle tanıştırdıkları için çok teşekkür ediyorum. Kesinlikle kullanmaya devam edeceğim ürünler oldu kendileri.
Sevgiler.. 

17 Şubat 2014

Pastel Big n Black Maskara..

Makyaj Güncesi'nin burada bahsettiğim blogger buluşmasında Pastel tarafından yollanan kutudan çıkanlardan biri de Big n Black mascara oldu. Biz kadınlar istediğimiz gibi bir mascarayı bir türlü bulamadığımız için, yeni çıkan her mascarayı inatla denemeye devam ediyoruz. Bu mascarayı da hemen ertesi günden itibaren kullanmaya ve denemeye başladım.
Ambalajı dikkat çekecek gibi büyük ve sarı-siyah renklerde.

Fırçası silikonmuş ve bulaşmaz, topaklanmaz, lens kullanımı için uygundur gibi vaatleri var. Üst üste bir kaç kat sürülebildiği de belirtilmiş.

Böyle tombul görünümlü maskaralar beni gerçekten daha çok cezbediyorlar.

Fırçası silikon yapıda evet ama bu tombullukta bir maskaradan sanki biraz daha büyükçe bir fırça beklemiştim.


Evet üst resimde 2 kat, alt resimde 3 kat sürülmüş hali görülüyor. Vaat edildiği gibi akma yapmıyor, 3. katta hafif bir topaklanma olacakmış gibi ama çok da rahatsız edici değil. Tam siyahlık vermesi iyi, günlük kullanım için hoşuma gitti. Dolgunluk vermesi ve kıvırması iyi geldi bana çok uzatmadı kirpikleri sanki. Ya da ben çok zor beğenir oldum bilmiyorum, siz nasıl buldunuz?

Mascara uygun fiyatı nedeniyle de günlük makyajlarınız için iyi bir alternatif olabilir.
Sevgiler..




Günün ojesi.. NYC Fine Red Wine..

Burada bahsettiğim #romanticvintageparty hediyeleridnen biri de blogger dostumuz sevgili Watsons'ın getirdiği NYC markasına ait Fine Red Wine isimli şahane kırmızı-bordo oje. Ben nasıl oldu da bu rengi almamışım, kaçırmışım anlamadım, renk tam benlik çünkü.

NYC ojelere zaten bayılıyorum, hoşuma giden bütün renkleri almışımdır, arada yaptığı indirimler iyi geliyor hepsini topluyorum. Ama bu renk ya yeni eklendi ya da ben görmemiştim bende olmayan bir renkti ve şahaneymiş.

Watsons'a bu şahane oje ile beraber diğer hediyeleri için de tekrar teşekkür ediyorum. 
Sevgiler.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...