Dior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2019

Christian Dior Ürünleri..


Christian Dior Parfüm Koleksiyonu
Sevdiklerinizin özel günlerinde onlara özel bir hediye etmek istiyor ancak ne hediye edeceğinize karar veremiyorsanız, Christian Dior, özel kokularıyla size bolca seçenekler sunuyor. Parfüm denilince akla ilk gelen markalardan biri olan Christian Dior, birbirinden hoş parfüm kokularıyla özel ve güzel bir hediye alternatifi oluşturuyor. Herkesin sevebileceği tarzda aromaları ustaca bir araya getiren markanın ürünlerine Lidyana aracılığıyla kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Christian Dior parfüm çeşitleri, şık tasarımlara sahip şişeleri ile de dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. 




3 Aralık 2016

Günün Ojesi Dior Chrome Red..

Ojelerim arasında en pahalısı hangisi derseniz işte bu Dior oje derim size. Bir de Chanel'im var ama sanırım bu daha pahalıydı. Bunun da rengine ve şişesine vurulup almıştım. Hakikaten biblo gibi bir oje kendisi.

Dior Oje

28 Kasım 2013

Dior Orange Cancan Ruj..

Bugün Dior'dan gidiyoruz sırada Dior rujlarım içinde favorilerimden olan bir tanesi var, şahane bir kahverengi alt tonlu turuncu olan Diorific serisinden Orange Cancan.
Diorific serisinin ambalajı da diğerlerinden değişik, böyle ayna gibi metalik sarı bir kabı var ve çok da şık bence.


Bu seri hala var mı bilmiyorum ama umarım vardır, çünkü sadece bu değil diğer renkleri de çok güzeldi.

Kullana kullana dibini görmek üzereyim ama hala vazgeçmedim. 

Mat bir ruj aslında ama Mac veya Nars mat rujlar gibi dudağı kurutmaz kesinlikle, tam kararında bir matlığı vardır. Nemlendirmesi tabi normal bir ruj gibi değil ama kalıcılığı inanılmazdır. Dudağa sabitlenir ve bildiğiniz çıkmaz oradan.

Renk her zaman kullanılabilecek, zamansız renklerden. Eğer serinin devamı varsa kesinlikle bir daha alabileceğim rujlar içinde.

Bu da dudakta duruşu, ne bir taşma ne de bir bulaşma yapar, krem gibi sürülür ama matlaşır ve dudakta sabitlenir.

Dior'un lacivert renkli serisine göre (bu arada o serinin adını bulamadım) Diorific tercihim olan bir seridir. Eğer böyle mat ama dudağı çok kurutmayan ve kalıcı bir ruja ihtiyacınız varsa kesinlikle bu seriye bakın.
Sevgiler..

Günün Ojesi.. Dior Chrome Red...

Günaydın. Hafta sonu instagram hesabımdan gösterdiğim Çilek Sokak, kozmetik tezgahından aldığım Dior 621 numara Chrome Red isimli oje var günün ojesi olarak. Bunları tezgahta görür görmez telefondan bir araştırma faslına giriştim, ürünleri kontrol ettim, zaten üzerinde de "demostration not for sale" yazıyor. Tezgah sahibi ile de konuştuğumda bunları Dougles, Tekin Acar gibi mağazalardan topladığını söyledi. Süreleri geçmiş olabilir diye düşündüm ama ojenin süresinden ne olacak yani deyip aldım gitti. Geçen sezonun ojesi olduğu için satıştan da kaldırmış olabilirler, o nedenle testerına da ihtiyaç kalmamıştır tabi.

Çok çok güzel bir kiremit kırmızısı, görür görmez tezgahta direk bunu aldım ve bırakamadım elimden zaten. Dior ojeler Boyner'de, Sevil Parfümeri ve Tekin Acar'da satılıyor. Fiyatları konusunda tam bilgim yok ama şimdi baktım da Sevil'de 65 TL.'ymış. Ben 20 TL.'ye aldım. Kokusunda ve yapısında hiç bir bozukluk yok. Baya kullanırım ben bunu diye düşünüyorum.

İlk Dior ojem, parlaklığını, kuruma hızını falan sevdim, fırçası biraz ince daha kalınca olsa iyi olurmuş, benimkiler gibi uzun tırnaklara kesinlikle daha kalın fırçalar gerekiyor. Artık o tezgahın başından ayrılmam diye düşünüyorum.
Sevgiler..

8 Kasım 2013

Dior Bronzer kurtarma çalışması: Bir DIY

Ekim ayı bitenler yazısında yer verdiğim sevgili Dior bronzer pudram çok uzun zamandır benimle ve üzeri artık taşlaştı. Normalde gayet pigmentli ve yumuşacık bir bronzer olmakla birlikte artık ne fırçaya geliyor ne süngere. Atmaya da kıyamıyorum bir türlü, ben de buna bir kurtarma operasyonu yapayım dedim.
Baya kullanılmış ve hırpalanmış bir bronzer..

Kutularına bayılıyorum, çok sağlam ve şık. Aslında kadife bir de kesesi vardı ama çok tozlandığı için attım sanırım.

Eski seriden 02 numara. Açık tenler için daha uygun.

İçinde açıktan koyuya doğru çok güzel bir renk skalası vardı, ben açık renkli kısmını daha çok haşat etmişim.

İhtiyaçlar; bir adet hırpalanmış allık ya da pudra ya da bronzer, bir adet boş kap ve bir adet de karıştırma çubuğu.

Önce bronzer bir güzel parçalanır, ezilir ve karıştırılır.

Ezilen bütün parçalar güzelce boş kabın içine tıkıştırılır. Kabın içindeki kırıklar biraz daha ezilir ve güzelce sıkıştırılır. Aslında bunun içine biraz da alkol damlatsam tam olurdu ama bu şekilde loose powder denilen biçim kullanmak istiyorum. Bu tarz loose bir ürünü kullanırken ürünün dökülüp saçılması gibi bir sorun olabilir ama Sephora 45 numaralı mineral pudra fırçası ile çok düzgün ve temiz uygulama yapılabiliyor. 

Tabi artık bronzer değil, ışıltılı şeftali tonlu bir allık oldu kendisi ve renginden de çok memnun kaldım.

Bu şekilde taşlaşan ürünlerinizi parçala-böl-loose hale getir-sıkıştır yöntemi ile yeniden değerlendirebilirsiniz. Bir tane de yine böyle taşlaşan bir Dior pudram daha var, ona da aynı işlemi uygulayacağım çok yakında.
Sevgiler..

6 Mart 2013

DiorShow Powder ..

Bugün Dior ürünlerinden gidiyoruz. Bu şimdi tanıtacağım mini mini pudra Dior'un yılbaşına veya özel bir güne ait hediye cofrelerinin birinden çıkmıştı. Minik, tatlı ve tam bebek pembesi bir pudradır. 


Gördüğünüz gibi kendinden ponponlu, ve iyice sallayıp puf puf bastırmadıkça çıkmayan bir ürün. Bendeki rengi Catwalk Pink. Kullanım alanı pek fazla değil, hele de benim için ama bazen elmacık kemiklerinin üzerine minik pıtlar halinde uyguluyorum. Yanılıp da fazla dökersem elimin üstündeki gibi bir renk elde ediliyor. O nedenle az az, hatta büyükçe bir pudra fırçası ile alıp uygulamakta fayda var. Ürün 5 gr. ama o kadar az az kullanılıyor ki kullan kullan bitmeyecek bir ürün.


Bir de şöyle bir rengi var ki, setten bu çıksaymış daha kullanışlı olurmuş. Fiyatını bilmiyorum dediğim gibi cofrelerden birinden çıkmıştı ama şu anda yabancı sitelerden birinde 40$ olduğunu görüyorum. Markanın da Dior olduğunu düşünürsek gerisini siz düşünün. Bir de bu deluxe boy değil, ürünün tam boyu bu şekilde.
Sevgiler.

Wish List Alışverişi..

Bir süre önce  tamamı Dior ürünlerinden oluşan bir Wish List yapmıştım. İşte o listenin başında bir adet fondöten fırçası vardı kiii onu almayı çok istiyordum. Geçen hafta Sevil Parfümeri'den bir cilt bakımı daveti aldım, gitmişken de ne var ne yok baktım. Bu fırçayı Boyner Dior standında sorduğumda 160 TL. olduğunu öğrenmiş ve büyük hayal kırıklığı yaşamıştım. Sevil Parfümeri'de fiyatının bir indirim de yapılarak 126 TL. olduğunu öğrendiğim fırçayı bir de üzerine 10 taksit yaptırarak direk öz kaynaklarıma katmış bulunuyorum. Pişmanmıyım, kesinlikle hayır...

 İşte Dior Backstage Foundation Bruh karşınızda. Dior'un klasik, gümüş rengi parlak kutularında geliyor, yine bütün makyaj ürünlerinde olduğu gibi bir de kadife kılıfı ve plastik koruması var. Fırçayı temizleyip kuruturken şeklinin bozulmaması için iyi düşünülmüş.
 Şekli böyle, kılları yumuşacık ve sentetik kıldan oluşuyor. Sentetik kılların özellikle sıvı ve krem ürünleri daha iyi uyguladığı belirtilmiş. İçinden çıkan açıklamada fırçanın özellikleri de iyice anlatılmış. Özellikle sıvı ve krem makyaj ürünleri için dizayn edildiği de belirtilmiş.
Fırça yumuşacık ve uygulaması da o kadar kolay ki inanamadım zaten. Hiç iz bırakmadan bütün yüze rahatça uygulama yapılabiliyor. Ürünü de çok az kullanıyor, azıcık bir fondöten neredeyse tüm yüze yetiyor. Kıl dökmesi yapacak mı diye bir kere de yıkadım fırçayı ve hiç dökme yapmadı. Bu fırça bence özellikle Dior AirBrush fondöten uygulaması için geliştirilmiş bence, bu arada o fondöten de üretimden kalkıyormuş. Sadece 1 rengi kalmıştı, o da benim için fazla koyuydu, o nedenle alamadım.

Evet sonuç olarak biraz pahalı ama değer mi derseniz bence bir kere alınacak ve çok uzun bir süre kullanılabilecek bir fırça için değer. Sonuçta Mac fırçaların fiyatları da bundan çok da ucuz değil, eğer tek bir fondöten fırçası alınacaksa böyle bir tane alıp, diğer fırçaları mesela göz makyajı fırçalarını çeşitlendirmekte fayda var bence. Gerçi hala istediğin fırçalar da yok mu derseniz evet var..
Sevgiler..

20 Şubat 2013

Dior Dudak Kalemi no: 973..

Bir zamanlar Dior hastalığım vardı, gerçi bu hastalık her an nüksedebilir bu aralar. Dior'un makyaj ürünlerini gerçekten çok memnun kalarak kullanıyorum ve hepsi de birbirinden güzeller. Bu kalemi de yine makyaj uygulamalarından birinde beğenip almıştım. Sanırım 2 sene falan olmuştur, sonra nedense bir kenarda kalmış. Şimdi yeniden kullanmaya başladım ve rengini ve kalitesini bir kere daha takdir ettim.

 Renk bordoya dönen koyu bir kırmızı, ben genelde bunu dudak kalemi yerine ruj olarak kullanıyorum. Kalem iki uçlu, bir ucunda da rengi dağıtmak için fırçası yer alıyor.

 Rengi burada daha net görülüyor.

Dudağımda da görülmesi için oldukça koyu renkli bir uygulama yaptım, aslında rengin tonu daha açık olarak da ayarlanabiliyor tabi.

Rengin adına da baktığımda kalemin üzerinde Violet-Myrtille-Blackberry-Mauve yazıyor. Rengin 4 adımı var yoksa değişik dillerde mi dedim ama hem blackberry, hem mauve, hem de violet ingilizce, nasıl isim bu karar veremedim.Neyse elimizde numarası da var neyse ki.
Sevgiler..

31 Ocak 2013

Dior 999 Ara Red...

Bu rujdan bir önceki makyaj yazımda ve daha öncesinde de bahsetmiştim. Kendisini o kadar çok seviyorum ki bir tanesini bitirdim bu kullandığım ikinci. Ama ne yazık ki Dior renk serilerini değiştirdi, henüz tam bakmamakla birlikte bu rujun rengi üretimden kalkmış da olabilir. Hafta sonu Dior standında tekrar sormayı düşünüyorum kesin emin olmak için. Eğer gerçekten üretimden kalkmışsa gıdım gıdım kullanacağım.


Rujun rengi dudağımda nasıl algılandı bilmiyorum ama harika ve pasparlak bir kırmızı, klasik Dior ruju olarak dudakta yağ gibi kayıyor ve nemlendirmesi de harika. Dudak pırıl pırıl bir görüntüye kavuşuyor. Ayrıca kırmızı rujun ince dudağı daha da ince göstermesi miti bu rujda tamamen tersine dönüyor ve ruj benim ince dudaklarımı tam tersine dolgun gösteriyor. Rujun kokusu da tam eski rujlar gibi, çok hafif bir parfümlü kokusu var ama kesinlikle rahatsız edici değil. Her zaman kullanacağınız kırmızı bir ruj arıyorsanız Boyner veya Sevil Parfümeri Dior standlarını ziyaret ederek eğer hala varsa bu ruju deneyebilirsiniz çünkü bu rujun esmer-sarışın fark etmeden herkese yakışacağını düşünüyorum.
Sevgiler..

30 Ocak 2013

Günün Makyajı..

Dışarı çıkıp, geri dönmeden hemen bir de günün makyajı yazısı yazmak istiyorum. Hemen yazıyorum. Bugünün makyajını Inglot'dan yeni aldığım 5'li far serisini kullanarak yaptım. Bu seti daha sonra ayrıntılı yazacağım tabi.



 Göz makyajını hafif tutup, çok sevdiğim Dior 999 numaralı rujumu sürmek istedim. Bunun adını kutusunun altından okumaya çalıştığımda Ara Red gibi bir şey okuyorum. Ancak bu "ara"nın anlamını bir türlü çözemedim. Sözlüğe baktığımda, İngilizce bir karşılığı olmadığını gördüm ama Frnasızca olarak Amerika Papağanı demekmiş. Eğer doğruysa papağanların o muhteşem kırmızı renginden ilham alınarak yapılmış ve bu şekilde isimlendirilmiş demektir. Bu ruju da ayrıntılı yazacağım, ayrıca kendisi benim "all time favorites" listemin birinci sırasında yer alıyor.
Sevgiler..

Dior Seyahat İçin Far ve Allık Kiti..

Aslında bu kitin adı Flying Kit gibi bir şey olması lazım ama çok uzun zaman önce aldığım için tam adını unuttum. Farın ve allığın rengi de o kadar güzel ki atmaya da kıyamıyorum ve ara ara da kullanıyorum.


Görüldüğü gibi çantamda taşıdığım için artık çok kirlendi ve dudak parlatıcısını da deli gibi kullanıp bitirmişim. Allığı da baya tükettim ama far hala duruyor. Renk vermesi o kadar kuvvetli ki her seferinde çok çok az kullanmam yetiyor, o nedenle hiç eksilme olmadı.

 Allık harika bir şeftali rengi, her makyaja uyuyor. Aslında herhangi bir allığı bu kadar bitirebilmem bile bir mucize. İçindeki fırçalar çok minicik, hiç kullanmadım bile.

Farının rengi de bu kadar koyu, hafif ışıltılı gibi görünmesine rağmen aslında çok koyu ve mat bir kahverengi. Bütün kahve tonlarına hasta olduğum için bunu da çok büyük bir zevkle kullanıyorum.

Dior ürünlerinin kalitesine ve kalıcığına bayılıyorum, imkanım olsa ürünlerinden hiç şaşmayacağım ama işte o fiyatları beni yakıyor.
Sevgiler...

17 Ocak 2013

2013 Wishlistimi açıklıyorum duyurulur...

Aslında böyle bir yazı yazmayı düşünmüyordum ama geçen gün Sevil Parfümeri'de gördüğüm bir Dior fırça beni bitirdi. Tabi her zamanki bilgisizlikleri ile fırçanın hangi koleksiyona ait olduğu, ne işe yaradığı gibi bazı önemsiz sorulara da cevap veremediler. Aslında fırça da ellerinde bile yokmuş sadece dekor olarak duruyormuş orada. Ben de siz bilemezseniz Google'cığım her şeyi bilenim mutlaka bilir dedim ve sordum.




İşte gördüğüm ve mutlaka istediğim güzellik budur. Kedileri Dior Backstage serisinden 4'lü fondöten fırçaları setinin bir parçası.

Setin tamamı buradadır ve baktıkça ağlamak istiyorum resmen güzelliklerine..


Şöyle de bir seti var. İçindeki Dior Nude fondöten sanıyorum ki.



Tabi fırça setine bakmışken bunları da gördüm ve bir anda istediğimi fark ettim. İnsan bunları nasıl istemez ki amaaa....

Şimdi aramalarımı bu fırça üzerinde yoğunlaştıracağım, daha Boyner'e veya Sevil'in diğer mağazalarına bakamadım, dolayısı ile fiyatını da bilemiyorum. Zaten TR sitelerinde böyle bir fırça görünmüyor bile ama bulduğum yerde alırım bu fırçayı o kadar söylüyorum. Bu sene benim yine Dior'a dönüş senem olacak hissedebiliyorum..
Sevgiler..



*Görseller Google'dan alınmıştır ve bana ait değildirler.

15 Ocak 2013

Günün makyajı..

Bir de çabuk tarafından günün makyajı yazısı yazmak istiyorum. Acele ediyorum çünkü saat 18.00'de dışarı çıkacağım yine. Bugünün makyajında yine daha önce bahsettiğim Dior paleti kullandım. Bütün pudra, kapatıcı, far hepsi oradan. Allık olarak Benefit Hervana'yı kullandım. Göz kalemi Mac ve mascara da Alix Avien DNA mascara. Bu mascaradan da ayrıntılı bahsedeceğim daha sonra. Ruj olarak da Nars Blonde Venus isimli nude ruju kullandım ki bu ruj favorimdir. Dudak kalemi olarak Dior var.



Söylemeyi unuttum, göz kapağıma ağırlıklı baz olarak dün gösterdiğim Sephora tekli farı sürdüm. Oldukça az kullanmış olmama rağmen, simler çok belirgin oldu ama kötü durmadı. Göz pınarına da çok lazımmış gibi extra aydınlık vermesi için Nars Goddess sürdüm. Bence fena olmadı, umarım siz de beğenirsiniz.
Sevgiler.

11 Ocak 2013

Günün Makyajı...

Bugünün makyajı yaklaşık 7-8 ay önce arkadaşımın Amerika'dan getirdiği  ve burada Dior palet ile yaptım. Ama şimdi baktım da o yazıya resimler çok kötü çıkmış, acemiliğime gelmiş kesinlikle, bu palet hakkında bir yazı daha yazılmasını hak ediyor. Farların değişik ve hafif simli olması hoşuma gitti, gündeik makyajda bile kolayca kullanılabilecek renkler.



Göz makyajında sol sıradaki alttaki iki farı ve sağ sırada, en üst ve en alttaki farları kullandım. Gözüme de Emily'nin dün aldığım mor kalemini çektim. Bu kalemi çok beğendim, ayrıntılı yazısı gelecek tabi ki. Mascara olarak yine Essence Get Big Lashes var, bu mascarayı bitirmeye kararlıyım. Far bazı olarak da yine Essence kullandım. Dudağıma da yine aynı paletten bütün rujları karıştırarak sürdüm. Ne yazık ki böyle paletlere konan krem rujlar, durdukları yerde kuruyup atılmaya mahkumlar. Çünkü sabah sürdüğüm ruju, daha sonra tazeleyemediğim için genelde kullanmıyorum bu tür rujları. Dior'un bu şekilde pek çok ruju heba olmuştur elimde. Neyse sonuç olarak demek ki bu palete bir yazı daha yazılacak çünkü ileriki günlerde bu paleti bol bol kullanmayı düşünüyorum. 
Sevgiler..

23 Kasım 2012

Parfümlerim..

Cuma gününün bu son yazısında bu aralar sık kullandığım parfümleri göstermek istiyorum. Malum yazın fazla ağır parfümler kullanamadık ama artık kış geldi ve istediğimiz kadar bayık koku seçebiliriz kullanmak için. Benimd e kullandığım parfüler biraz ağır sayılabilir çünkü ben baharatlı, şekerli ve odunsu notalı kokuları çiçek kokularına tercih ediyorum. Belki de cildime daha çok uyduğunu düşündüğüm için.


Dior Poison serisinden Hypnotic Poison her daim favorim olan, evde daima yedekli bulunan, en sevgili parfümümdür. Tabi kokusu son derece şekerli bir kokudur, herkes kullanamayabilir ama ben bayılıyorum. Chanel Chance ise No:5 kullanamama gıcık olup aldığım bir parfüm. Gerçekten de No:5 üzerimde hacı yağı etkisi uyandırıyor. Ama Chance daha hafif, bir parfüm. Black XS ise yine zevkle kullandıklarımdan. CK Secret Obsession  Eternity'den sonra en severek kullandığım parfümü. O da ağırlıklı olarak odunsu ve şekerli bir koku. Bende öyle bir kokuyu bitireyim sonra öbürüne geçeyim diye bir durum yok. O gün canım ne isterse, moduma göre kullanıyorum, o nedenle parfümlerim de bir türlü bitmek bilmiyor. Bu bakımdan da sonlara doğru sıkılmaya başlıyorum o parfümden. Çareyi artık 100 ml.'lik parfüm almamaya karar vererek buldum. Sizin en sevdiğiniz parfüm hangisi?
Sevgiler..

4 Ekim 2012

Dior Addict Plastic Gloss..

Dior'un bu lipgloss'unu bir süre önce bir alışverişimde hediye olarak vermişlerdi. Ben ki bütün lipglosslara lipbalmlara bayılırım ve sürerim, ben bile bunu kullanamadım. Ne zaman sürsen direk dudağımda bir yapış yapışlık hissi, dudaklarım resmen adı gibi plastikle kaplanmış hissi oluştu bende. Normal bir rujun üstüne sürüldüğü zaman bile aynı hissi vermekten ve rujun da yapısını bozmaktan kurtulamadı. Hiçbir şeyi atmaktan hoşlanmadığım için de hala ara ara sürüyorum ama sürer sürmez de dudaklarımı plastik yapısı ile kurutmaya başladığı için ben de dudaklarımı kemirmeye başlıyorum. Tek tesellim epey bir para ödeyip tam boyunu satın almamış olmam.




Dışarıdan görünüşü güzel, minik boyda olması da yanımda taşımaya çok elverişli ama dudağıma verdiği his o kadar kötü ki çok mevbur kalmadıkça kullanmıyorum. Sizin de mutlaka nefret ettiğiniz, size plastik hissi veren bir lipgloss vardır, bu da onlardan biri, ayrıca nefret ettiğiniz bir gloss varsa da gerçekten bunu bilmek  isterim.
Sevgiler..

22 Mayıs 2012

Diorskin Sculpt Lifting, Smoothing Concealer

Pazar günü Benefit'in göz altı aydınlatıcısını alınca elimde bir adet de Dior marka kapatıcı, aydınlatıcı ve sıkılaştırıcı ürün olduğunu hatırladım. Bu ürünü çok severim aslında hatta bu ikinci ürünüm ama uzun zamandır nedense unutmuşum kullanmayı. Hemen saklandığı yerden çıkarıp kullanıma açtım tabiki. Zaten içinde sanırım az bir miktar kalmış, sürekli kullanırsam 2 haftaya kalmaz bitiririm diye umuyorum.



Benefitin pembe alt tonuna karşı bu ürünün alt tonu hafif sarı, yani bu ürün göz altını aydınlatmaktan çok kapatıyor ve sıkılaştırıyor. Sürekli kullandığım zaman kapatıcı ve sıkılaştırıcı özelliklerinden çok memnun kalmıştımki o nedenle de gidip aynısından bir tane daha aldım. Şimdi bunu  en azından bitene kadar kullanayım da bakalım yine aynı değişimi gözleyebilecekmiyim göz altlarımda.
Sevgiler..

10 Mayıs 2012

Dior Long Lasting Setting Powder

Günaydın.. Geçen gün bir arkadaşımızı Heybeliada'da ziyaret ettiğimizi ve bu sırada da artık kendi kullanmadığımız ya da istemediğimiz bazı eşyalarımızı değiş tokuş yaptığımızdan bahsetmiştim. Şimdi bunlardan en hoşuma giden ve en en "bonus" olanından bahsetmek istiyorum.  Christian Dior Diorskin Extreme Fix (Long Lasting Setting Powder) makyaj sabitleyici şeffaf pudra. Bunu sanırım 2 sene falan önce Boyner'in bir kampanyasından beraber almıştık. Ben benimkini 1 sene gibi uzun bir sürede kullanıp bitirmiştim. Arkadaşım bunu sevmemiş ve bir süre önce de kendisinin kullanmadığını ve istersem bana verebileceğini söylemişti. Ben de fırsatı hiç kaçırmadım tabiki ve hemen istedim. Bu pudra gerçekten makyaj üstüne kullanıldığı zaman makyajı harika bir şekilde sabitliyor ve parlayan kısımları çok güzel bir şekilde kapatıyor. Aldığımız sırada fiyatı 110 TL. idi. Şimdiki fiyatını hiç bilmiyorum ama elimdeki bittiğinde bir daha o parayı vermek istemedim. Ürünün benzerleri başka markalarda 40-50 TL. arası bulunabiliyor. Ama cumartesi tekrar elime gelince de büyük bir zevkle kullanmaya başladım.



Ürün 15 gr. ambalajı çok şık, klasik Dior kalitesi, ama gün içinde çantada taşımak ve kullanmak için fazla büyük tabi. O nedenle sabah çıkarken biraz sürüp, gün içinde blotter paper gibi birşey kullanıyorum parlamayı azaltmak için.
Ürünün kendi pomponu da var ama ben Sephoradan aldığım bronzer fırçası ile sürmeyi tercih ediyorum, daha iyi sonyç veriyor bence.




Fırçanın ucunda görüldüğü kadar alınan ürün, bir seferde bütün yüze yetiyor, o nedenle bu kutu bir sene gibi yeter bana tahmin ediyorum. Bundan sonra ne kullanacağımı da artık bitince düşüneceğim. Sevgili arkadaşıma da teşekkür ediyorum bir kere daha..


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...