17 Nisan 2014 Perşembe

Tırnak bakımı rutinim..

Instagram hesabım veya blogdan oje fotoları paylaştıkça tırnaklarım konusunda çok övgü alıyorum ve bu da beni çok ama çok mutlu ediyor. Bütün herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Tabi bir de ne yapıyorum da tırnaklarım bu kadar düzgün ve düzenli uzuyor diye de çok soruluyor. Bu yazıyı uzun zamandır planlıyordum ama ihmal ettim kusura bakmayın.
Hemen başlayalım. Öncelikle bakım rutinimdeki markalar değişse de ürünlerin çeşidi aynı kalıyor yani bir el/tırnak peelingi kullanıyorum mutlaka, bunun sadece markası değişiyor. Burada görülen ürünler son 2-3 aydır sürekli ve düzenli kullandıklarım. Bir de ayda 2 defa düzenli olarak manikür de yaptırdığımı belirteyim. Tırnaklarımı evde kendim ancak biraz ucundan düzeltmek için törpülerim veya tırnak etlerini Sally Hansen instant cuticle ile arada biraz ittiririm ama hepsi o, kesinlikle evde kendim tırnak eti falan kesmeye çalışmam. Arkadaki  diş beyazlatıcı macunu ise tırnaklarımı beyazlatmak ve beslemek için kullanıyorum, arada limonla da ovuyorum ama o çok düzenli değil. Burada görünen diş macunu benim kullandığım, beyazlatıcı etkisi olan her hangi bir macun kullanılabilir. Özellikle tırnak boyayan ojeleri çıkartmak için çok iyi bir yöntemdir diş macunu ile fırçalamak.

2-3 aydır bunları kullanıyorum demiştim, Jo Malone hand&body peelingi yeni aldım ama daha önce arkadaşım bana denemem için vermişti, uzunca bir süre onu kullandım. Bu üründen önce de Rival de Loop'un el ve tırnak peelingini kullanıyordum. Jo Malone'u burada uzun uzun anlatmış ve övmüştüm, artık kendisi rutinimin değişmez bir parçası oldu kesinlikle, başka bir peelinge elimi bile sürmem. Tırnaklara çok faydası olduğu söylenen ve yine çok övülen Dax'ı ben bulamayınca sevgili Begüm'ün elinde fazla bir tane varmış, bana yolladı denemem için. Çok teşekkürler canım tekrardan, gerçekten güzel bir ürünmüş.

Bunlar da her peeling sonrası, ya da daha doğrusu her akşam ojelerimi çıkartıp yeni oje sürmeye geçmeden önce ve yatarken sürdüğüm shea&lavanta yağlı ürünlerim. Bir tanesi moshos garden'a ait, kendisini burada anlatmıştım, kesinlikle alınıp denenmesi gereken, elleri yumuşacık yapan bir krem. Diğeri ise Cyrene markasına ait, Moshos Garden kadar yumuşak görünmemekle birlikte, parmak ısısı ile hemen yumuşuyor ve kolayca emiliyor. Bunu da yatarken hem ellerime hem de dirseklerime sürüyorum.

Meşhur Dax, yapısı çok yoğun, emilimi uzun sürüyor o nedenle gece bütün işler bittikten sonra uygulamakta fayda var. Tırnaklarınız kadar yine ellerinize, dirsek ve dizlere de kullanabilirsiniz. Ben bunu şimdilik Shea yağı ile dönüşümlü kullanıyorum. Tırnaklarım zaten serttir ve özellikle bir yere takılmazsa pek kırılmazlar ama sanki bunu kullandığımdan beri daha da sertleştiler gibi geldi bana.

Tabi ki en en favori ürünüm, canım Jo Malone peelingimle de aşk yaşıyorum. Her akşam ellerimin kadifeliğine bir kere daha hayran oluyorum bunu kullandıktan sonra.

Bütün bunların yanında tabi gün içinde de çantamda ve iş yerimde bulunan el kremlerimi de kullanmayı ihmal etmiyorum. Bütün el kremlerim içinde de en favorim şu sıralar Caudalie, burada da bahsetmiştim. Güzel kokuyor ve ellerimi yumuşatıyor. Tırnak bakımı için kullandığım bütün bu markalar değişebilir, ürünlerinizi tabi ki aynı markalardan seçmek zorunda değilsiniz. Kimisi Lush Lemony Flutter kullanıyor, kimi de Burt's Bees el ve tırnak kreminden memnun, hatta Oriflame balmlar bile kullanılıyor, sizi memnun eden, kolay ulaşabildiğiniz herhangi bir marka olabilir yeter ki bakımınızı eksik etmeyin.
Sevgiler..

Clinique alt kirpik mascarası

Tipik Terazi blogundan kazandığım ve burada bahsettiğim hediyeler içinde Apolena makyaj çantasından sonra en merak ettiğim Clinique alt kirpik maskarasını incelemeye geldi sıra. Daha çnce pek çok blog ve vlogda gördüğüm ve bir türlü farkını anlayamadığım Clinique alt kirpik maskarası ilk kullanımdan itibaren gerçekten diğer maskaralara göre arada fark olduğunu gösteriyor. Özellikle benim gibi maskara sürerken mutlaka gözüne batıranlar veya alt kirpik dibine bulaştıranlar için bu minicik şey bir nimet gibi.

Ufacık bir ürün zaten, sadece 2 ml. ama o kadar az kullanılıyor ki uzun bir süre gidecektir sanırım.

01 numarası, siyah renkli olanı, bundan başka bir de black-brown rengi var. Ürünün tüpü de çok hoş, gri-gümüş çiçek desenli ama herhangi bir koku yok.

İşte bu da kendisi, minicik tam alt kirpiklerin boyutuna uygun, gayet iyi kavrıyor ve istesem de gözümün içine batamıyor. Normal bir maskara ile sağladığım görüntüyü bununla çok güzel yakalıyorum. Öyleyse niye buna ayrıca para verelim diyebilirsiniz ki ben demiştim. O zaman da makyajımı hiç bir yere bulaşmadan tamamlamak ve gözümün içine batmadan kurtarmak diyebilirim. Ayrıca bana bir artısı daha oldu bu maskaranın. Ben genelde alt kirpiğime maskara sürmüyorum, ya da işe geldikten sonra gün ortasında falan sürüyorum. Çünkü sabah sürersem, kış aylarında rüzgar ve soğuk, yaz aylarında da sıcak gözümü yaşartıyor ve o maskara mutlaka akıyor. Bu maskara ile başıma böyle bir şey kesinlikle gelmedi, sabahtan sürüp çıkıyorum ve akşama kadar da gözlerim kesinlikle yaşarmıyor.  

Büyüklüğü de işte bu kadar.

Normal bir maskaraya kıyasla, tabi Rimmel'in maskaraları zaten normalden tombul ve büyükçeler, o da ayrı.

Çok sevdiğim ve sevgili Tipik Terazi blogunun sahibesi sayesinde denediğim bu maskarayı gerçekten de beğendim ve artık bittikçe alırım. Clinique Boyner, YKM, Sephora gibi mağazalar dışında kendi sitesinde de satışta ve maskaranın fiyatı da 39 TL.
Sevgiler..

16 Nisan 2014 Çarşamba

Jo Malone Hand&Body Peeling...

Bugün blogda İngiltere günlerimden tanıştığım, o zaman bile çok sevdiğim bir marka olan Jo Malone var. Daha önce yine yurt dışı seyahatlerimde parfümlerini kullanmıştım ancak cilt bakım ürününü ilk defa deniyorum. Beni bu muhteşem ötesi ancak aşırı pahalı el ve vücut peelingini almaya iten şey arkadaşımın denemem için minik bir kap içinde getirdiği peeling  oldu. O zamandan bu yana bunu almak için ölüp bitiyorum. 
Ancak bu kadar büyük olduğu konusunda hiç bir fikrim yoktu gerçekten, kendisi tam 600 gr. biraz sıksalar 1 kg. olacakmış neredeyse. Tabi hemen bu kadar koca şey bozulmaz mı dedim satış görevlisine ama bozulmazmış ve zaten ürün de genelde 1 sene içinde bitiyor dedi. 1 senede bunu ancak vücuduma da kullanırsam bitirebilirim diye düşünüyorum. Yine de o kadar az miktarı yetiyor ki biteceğe benzemiyor.

İçinde E vitamini, Shea yağı, organik esmer şeker ve bir çok değişik bitki yağı var. Kokusu çok hoş, baskın koku limon aroması ve bana hiç ağır falan gelmiyor. Peeling yapılıp, eller durulandıktan sonra çok hafif bir meyve kokusu kalıyor elinizde.

Kutunun içi şu şekilde dolu ve o kadar yoğun bir ürün ki çok az az kullanmak gerekiyor. Zaten tanecikleri öyle çok mikro boyutta değil, cildi tahriş etmemesi için ovalayarak, az miktarlarda alarak uygulama yapılması lazım. Ben şimdiye kadar sadece ellerim, tırnaklarım, dirsek ve dizlerim için kullandım. Bu 3 bölgede de sonuç muhteşem oluyor. Ellerim bildiğiniz pamuk gibi oluyor ve o kadar da nemli kalıyor ki üzerine bir daha nemlendirici sürmek bile gereksiz kalıyor. Ellere 3-4 günde bir, dirsek ve dize de ihtiyaca göre her gün ya da 2 günde bir uygulama yapabilirsiniz.

Şu kadarı 2 el ve tırnaklar için yeterli, ürünü güzelce ovalayıp, yedirerek tırnak etlerime, parmaklarımın kenarlarına, dirsek ve dizlerime uyguluyorum. Sonra istenirse eller ovalamadan durulanabilir, hatta ben bazen durulamıyorum bile, o tanecikli kısmı elimden peçete ile alıyorum. Ancak o zaman elde biraz yağlı bir his kalıyor ve emilene kadar o his gitmiyor. Durulanırsa yağlı his tamamen gidip, sadece o pamuk hissi ve nemi kalıyor. Hele dirseklere verdiği yumuşaklık hissi mükemmel. Yatarken de direk shea yağlı bir kremle dirsek, diz ve eller beslendiği zaman bir süre sonra farkı göreceksiniz zaten. 

Jo Malone'un parfümlerini de daha önce kullanmıştım, inanılmaz güzel kokarlar ve kalıcıdırlar. Hatta yeni bir parfümünü de gözüme kestirdim ama kararlıyım en az 3 parfüm bitmedikçe yeni parfüm yok bana. Kesinlikle high-end bir marka ve İstanbul Anadolu Yakasında ilk mağazasını da Akasya AVM içinde açtı. Bir peelinge niye bu kadar para döktüğümü sorarsanız da el ve dirseklerime verdiği yumuşaklığı başka hiç bir üründe bulamadığım için diyebilirim. Hele masa başında çalışıp, bütün gün dirsekleri masaya dayanmaktan sertleşen arkadaşlarım bu ürünü denerlerse farkı göreceklerdir. Mağazada bir kaç ürün daha beğendim, ancak bu kadar pahalı ürünler için tester bulunmaması canımı sıktı biraz. Bu peelingi bile arkadaşım bana denemem için vermeseydi, güvenip de alamazdım. Jo Malone'un bile bu tester işine önem vermesi gerekiyor bence.
Sevgiler..

China Glaze Def Defying..

Güzellik ve Bakım Fuarını ziyaretimde Tanaçan Kozmetik satndında bulamadığım Cirque de Soleil koleksiyonu Selim Bey büyük bir nezaketle fuar sonrası buldu ve bana  mail attı. Ben de eksik kalan 4 ojeyi almak istediğimi belirtince,  ojeleri hemen bana kargo ile iletti. O ojelerden ilk göstermek istediğim muhteşem bir bahar rengi olan Def Defying isimli fıstık yeşili oje. Hazır havalar ısınmış ve güneşlenmişken bu güzel ojeden bahsetmemek olmaz tabi.

Ojenin sürümü o kadar kolay ki adeta tırnağımda kayıyor. Bitişi de parlak olduğu için çok hoşuma gitti. yalnız gece 2 kat sürdüğüm ojeyi sabah 3 kata tamamladım, o şekilde örtücülüğü daha iyi geldi bana. 

Bu ojeyi bu bahar ve yaz aylarında çok sık kullanırım gibi geliyor. Ayrıca mutlaka bununla bir de nail art yapmak istiyorum. Nail art uzmanı sevgili yeğenim mayıs ayında ziyaretimize geliyor, kendisine bu oje ile bir çok nail art çalışması hazırlattıracağım, harika olacaklarına eminim.

China Glaze'in en bayıldığım koleksiyonlarından biri olan Cirque de Soleil'i bu şekilde ve gayet uygun bir fiyata tamamladığım için de çok mutluyum ayrıca, Selim Bey'e ve Tanaçan Kozmetik'e de teşekkür ediyorum hem fuarda hem de fuar sonrası gösterdikleri yakın ilgi için.
Sevgiler..

15 Nisan 2014 Salı

Kryolan LC008 Ruj..

Daha önce burada bahsettiğim #syafroditevent'de İnanır Grup tarafından hediye edilen ürünlerin içinde yer alan Krayolan marka güzel rujumdan bahsedeyim.  Kryolan'ın bir makyaj-tanıtım etkinliğinde de bulunmuştum, o zamandan beri ürünlerini beğeniyorum. Ama çok fazla ürünüm olduğundan dolayı henüz deneme fırsatım olmamıştı.

Gümüş rengi ve üzerinde klasik Kryolan simgesi var.

LC008 numara..

Rengi böyle kiremit-kahve alt tonlu bir kırmızı, sonbahar-kış mevsimine uyacak bir renk, ben de o mevsimde sık sık kullandım ama anlatmaya ancak sıra geldi tabi. 

Kremsi yapıda, mat bir ruj değil.

Peçete ile silmeden direk elimi öpünce nerelerde birikme yapacağı/yaptığı da belli oldu rujun, en iyisi fazlasını taşma yapmaması için bir peçete ile almak. Daha sonra üzerinden fırça ile bir kat daha geçilebilir.

Dudağımda duruşu da bu şekilde, kalem kullanmadım ama bir kalem yardımı ile de taşma yapması önlenebilir.

Benim sevdiğim ve kış ayları süresince  kullandığım bir ruj oldu. Şimdi de kullanmayı bırakmış değilim ama elim bu aralar daha çok koyu pembelere, turunculara ve tam kırmızılara gitmeye başladı.
Sevgiler..

Mac Club vs.. Wet&Wild ...

Günaydın. Hazır elimde ikisi de varken birbirine dupe yani benzer olarak gösterilen iki farın yani,  burada bahsettiğim WnW paletin içindeki far ile burada anlattığım Mac Club farın karşılaştırmasını yapmak istiyorum.

Uzaktan bakınca tamamen farklı renkler, özellikle Mac neredeyse yeşil renkte, diğeri ise kahve geçişli bir yeşil renk olarak görülüyor.

Yakından bakınca Mac Club'ın içinde kahve tonlar da görülüyor.

WW'ın içinde ise yakından sanki kızıllık varmış gibi.

Ve evet swatchlarda içlerindeki alt tonlar açıkça görülüyor, ışıltı ve renk olarak çok yakın olmakla birlikte birinin alt tonunda kahvelik diğerinin ise kızıl-kahvelik var.

Hele güneş ışığında renk çok bariz olarak ortada. Dupe olarak kabul edilebilir mi bilmiyorum ama Temptelia bile alt tonlarının farklı olduğunu vurgulamış. Güneş doğru açıdan vurduğunda renklerin neredeyse bire bir aynı göründüğü de oluyor. Resimde WnW'ın kenarından köşesinden mac'e çok benzer bir renk tonu/geçişi de gözüküyor.  Ama şu anda bana sorarsanız biri diğeri ile aynıdır ya da bunu almayın, öbürünü alın diyemem. İkisi de hani yakın tonlar gibi, birbirinin yerini tutabilir ama bana kalsa ikisini de alırım ki öyle oldu. Gerçi Club'ı çok önceden almıştım o da ayrı konu.

Tonları çok yansıtamıyorum buraya, özellikle farların içlerindeki yeşil geçişi fotoğrafta bir türlü yakalayamadım, ama o da var, Google'da daha ne swatchlar görürsünüz mutlaka, ben sadece 2 rengi de çok beğenerek, severek kullandığımı söylemek istiyorum.
Sevgiler..

14 Nisan 2014 Pazartesi

Tipik Terazi Blogdan hediyelerim geldi..

Son zamanlarda fazla çekilişe katılmadım, katıldığım zaman o çekilişte mutlaka çok istediğim bir şey oluyor. Bu çekilişte de Apolena çantaya vurulmuştum ve kısmetime de bana çıktı gerçekten. Sevgili Tipik Terazi blogunun sahibesi de sağolsun hemen haber verdi bana ve hediyelerim güzelce paketlenmiş olarak bana ulaştı.
Tabi ki çok istediğim Apolena makyaj çantası da boş gelmedi, içinde yine çok denemeyi istediğim Clinique alt kirpik maskarası, Benefit they're real deluxe boy maskara ve Avon glimmerstick göz kalemi de vardı.  They're real mascarayı burada yazmıştım daha önce, Clinique alt kirpik mascarasından ise başka bir yazıda bahsedeceğim. 

Önce çantayı görelim, harika bir desene sahip öncelikle leopar detayı benim en sevdiklerimden. çantanın kendisi de oldukça geniş, günlük çantada değil ama seyahat çantalarımın demirbaşı olacak kendisi, içi fondötenden pudraya, fırçadan mascaraya kadar bütün hacimli ürünleri alacak kadar büyük. 

Avon'un bu glimmerstick kalemlerine bayılıyorum. Bunlar asansörsüz olanlar ama arkasında da kalemi dağıtmak için bir de günger aplikatör var. O sünger aplikatörün içinde ayrıca da kalemin rengi ile aynı toz far bulunuyor. Böylece kalemin üzerinden aynı renk far ile geçip, buğulu efekt verebiliyorsunuz.

Bendeki rengi in a blink, petrol yeşili güzel bir renk. Daha önce bu rengi hiç almamıştım ama bu tarz renkli kalemleri göz altıma uygulamayı sevdiğim için de çok hoşuma gitti. 

Üstte kalemin üzerine arkadaki sünger aplikatör ile geçilmiş hali, altta ise sünger aplikatördeki farın tek başına verdiği renk görülüyor.

Ben bütün hediyelerimi çok sevdim, Tipik Terazi'ye bu güzellikler için teşekkür ediyorum.
Sevgiler..

Günün Ojeleri Essence Skyfall&Hey Mister Sandman..

Essence'in yeni gelen dokulu ve simli ojlerinin çoğunu İçerenköy carrefour AVM'de bulup aldığımdan daha önce bahsetmiştim. Onlardan iki tanesini daha güneşli günlerin şerefine sürdüm. Ojeler güneş altında muhteşem parlıyorlar ve ışıl ışıl duruyorlar çünkü.
Pembe olan yani hey mr. sandman'in yapısı daha jel kıvamında ve bazı da mat görünüşlü değil. Hafif tırtıklı, şahane bir oje. Kurumasında jel bazlı olmasına rağmen sorun olmadı. 

Skyfall ise mat bazlı ve tırtıkları daha fazla bir oje, 2 katta şahane duruyor. İçindeki mini simler yine pırıl pırıl parlıyor.

İki ojeye de bayıldım, özellikle pembe olana yazın çok sık elim gider sanıyorum. Fiyatları 5 TL. olması lazım. Ojeler tırnağımda 3 gün kaldı ama herhangi bir dökülme, soyulma, kalkma yaşamadım. Çıkartırken de normal, Benri'nin koyu renk ojeler için olan asetonu ile biraz ovalayarak çıkarttım, folyoya gerek kalmadı.
Sevgiler..

12 Nisan 2014 Cumartesi

Fouf dead sea sulfur soap

Günaydın, herkese iyi hafta sonları. Sevgili Biricit'in Kadınlar Günü etkinliğinde Fouf Dead Sea Kozmetik tarafından gönderilen bir sabundan bahsedeceğim. Sabun sülfür içeriyor ve özellikle de sivilceli, akneli ciltler için kullanılması öneriliyor.
İçinde ölü deniz mineralleri, sülfür ve zeytinyağı extresi barındırıyor. Vücut için kullanılabildiği gibi yüz için de kullanılabiliyormuş.

İçeriği temiz ve kokusu da hafif parfümlü gibi fena değil. 

Yüz içi de kullanılabilir denilmekle birlikte ilk denediğimde yüzümde o sevmediğim gıcır hissi bıraktı, karmadan yağlıya cilt yapısında olmakla birlikte, hassasiyetten ötürü yüzümde parçalı kuruma yapacağından endişelendiğim için sabunu direk teenage oğluma devrettim. Onun tam da sivilceli zamanı sabunun etkilerini daha iyi gözlemliyorum. Sabunu 2 haftadır falan kullanıyor ve yüzündeki sivilceler kurumaya ve cildi de düzgünleşmeye başladı, ki düzenli de kullanmıyor. 2 gece kullanırsa 1 gece unutuyor, ona rağmen sabunun etkisini beğendim.  Teenage hormonları nedeniyle yağlı, sivilceli yğz, sırt gibi bölgelerde iyi sonuç veriyor. 

Fouf Dead Sea Kozmetiğe teşekkür ediyorum.
Sevgiler..

11 Nisan 2014 Cuma

Mac Viva Glam Rihanna..

Mac'ın Viva Glam serisinden Rihannacığımıza ithaf ettiği bu güzelim rujla uzun süre bakıştıktan sonra dayanamayıp almaya karar verdim. Bir kaç ayrı mağazada, bir kaç defa yaptırdığım uygulamaların hepsinden memnun kalınca 46845465.  kırmızı rujumu da bu şekilde almış oldum.
Kabının ve iç ambalajının da üzerinde Rihanna'nın imzası var, çok mu gerekli değil ama olsun şık olmuş. Bir de bu serinin geliri HIV hastalarına gidecek ki almam için sebeplerden biri de bu oldu.

Rujumuz frost serisinden, zaten gidip gelip frost serisie bakıyor ama bir türlü içime sinen, alabileceğim bir renk bulamıyordum. Nihayet kısmet buna oldu.

Ambalajı da siyah değil, buzlu mat bir kırmızı, bence bu renk harika olmuş.

Rengin şahaneliğine ayrıca öldüm ve bittim tabi.

Frostluğu çok bariz değil, dudağı kurutmuyor ve oldukça da kalıcı. Tabi bir dudak kalemi ile uygulamak gerekiyor ama sheer seridekiler gibi çok bulaşacak bir yapıda değil. 

Rengi böyle aydınlık, hafif turuncu alt tonlu, içinde altın tonlar da barındıran bir kırmızı. Gerçekten Mac'ın en başarılı rujlarından biri olmuş bu bence.

Dediğim gibi 846465. kırmızı rujum olmakla birlikte aldığıma kesinlikle pişman olmadım. Ruby Woo ve Riri Woo'ya çok kuruma yaptıkları için zaten elim fazla gitmiyor, bu ruj ilkbaharda tam bir kurtarıcı olacak benim için. hem günlük hem de gece makyajında korkmadan kullanılabilecek şahane bir ruj bence. Neyse ki sınırlı üretim değil, sanırım mağazalarda 1 sene gibi bir süre ile kalacakmış, rastlarsanız mutlaka deneyin derim.
Sevgiler..