26 Mayıs 2014

Wet n Wild The Naked Truth Palet incelemesi..

İlk gün yaptığım Wet n Wild alışverişimde bulup da alamadığım ama aklımda feci kalan The Naked Truth paleti de 2. gün gittiğimde bulunca hiç düşünmeden aldım.  Bu tonlarda kaç tane farım, kaç tane paletim var bilmiyorum bile artık ama görünce de dayanamıyorum.
Bu paleti de internette gördüğümden beri istiyorum, hele o definer ve crease renkleri beniz cezbetti resmen...

Palet 5 renkten oluşuyor ve fiyatı sanırım 14.50 TL. gibiydi. Yine üzerindeki yazılarla renklerin sürüleceği yerler tanımlanmış. 

Crease bölgesine ayrılan renk palette favorim oldu, içinde altın rengi simler bulunan bulunan bir çikolata kahvesi. Simler çok gibi görünse de gözde öyle durmuyor.

Plaetin içinde 1 fırça bir de sünger aplikatör geliyor ama o sünger aplikatörü zaten asla kullanamıyorum. 

Bu ilk iki renk paletin zayıf pigmentli renkleri, elimin üzerinde ne kadar uğraşsam da tam rengini veremedim. Ama parmağımda baya belirginler ve pigmentsiz gibi de değiller. Uygulamada da fena sonuç vermiyorlar. Gözümde silinmeden, toplanmadan bütün gün kalıyorlar. 

Diğer 3 renk ise gayet pigmentli ve hoş ayrıca definer rengini hafif hafif kaşıma da kullandım, çok doğal durdu.

Aldığıma hiç pişman olmadığım bir palet oldu, paletlerin diğer renklerini de kullanabileceğimi bilsem toplayacağım.
Sevgiler..

25 Mayıs 2014

Günün Ojesi Farmasi...

Günaydın, iyi bir hafta olur umuyorum artık. Farmasi Kozmetik'den güzel bir paket aldığımdan burada bahsetmiştim. Tabi benim için olmazsa olmaz ve ilk denenecekler içinde ojeler geliyor. O nedenle hemen iki ojesi ile devam edelim Farmasi Kozmetik'i tanımaya.

Pembe olan  405 numara, 2 katta rengini verdi ve kolay kurudu. Üstteki Pretty Dots serisinden 301 numaralı simli oje de simlerini kolayca ve eşit olarak istediğim şekilde yaydı tırnağıma. Bu oje bana biraz FlorMar'ın Icy Top serisini hatırlattı, onlara göre jelimsi kıvamı daha az gibi geldi bana tabi bu durumda biraz daha çabuk kuruyor. İki ojeyi de sevdim.

Ayrıca Farmasi Kozmetik'den Pınar Hanım'la da yaptığım görüşmede ojelerin 3 zararlı maddeyi yani formaldehit, toluren ve fitalat içermediğini de öğrendim, gönül rahatlığı ile sürebiliriz.
Sevgiler..

24 Mayıs 2014

Avon Solutions balanced+matte tonik ve köpük temizleyici..

Günaydın, geçen haftalarda Avon'dan gelen yeni Solutions serisinden burada bahsetmiştim. Bugün de bir süredir kullanmakta olduğum serinin yüz temizleme köpüğü ve toniğinden bahsedeceğim. Her şeyden önce seri yağlı ve normlalden yağlıya dönük ciltler için düşünülmüş ve benim de tam böyle bir cildim var. 
Henüz kremlerini kullanmaya başlamadım, bir önceki yazımda da söylemiştim, onları yaz aylarına saklıyorum. Ama serinin matlaştırıcı ve dengeleyici etkisini bu iki üründe de görmeye başladım bile. Serinin vaatleri içinde derinlemesine temizlik, arındırma, gözenekleri sıkıştırma ve fazla yağ oluşumunu engelleme var. 

Köpük temizleyiciler bir de favorilerim içinde yer alıyor. Jel veya krem temizleyicilere nazaran daha nazikçe temizliyorlar cildi. Bu köpük temizleyici de aynı şekilde, yumuşacık temizliyor cildimi ve hem ürünü sıktığımda, hem uygularken hem de kullanıp yüzümü yıkadıktan sonra çok hoş bir üzüm kokusu alıyorum. Ürün 150 ml. ve şu anda güncel katalogda da satıştalar. 

Serinin toniği ise yine yağ oluşumunu azaltmak ve cildi dengelemek üzere düşünülmüş ve içinde kil bulunuyor. Tonik çalkalayarak kullanılıyor. Hafif bir alkol kokusu alıyorum ama genelde üzüm kokusu yine baskın. İki ürünü de yüzümün gün içinde parlamasını engellemek amacı ile sabah temizliği rutinine dahil ettim. 

Önce köpüğü Konjac süngerime sıkarak geceden kalan krem kalıntılarını temizleyip, cildimi arındırıyorum.

Daha sonra da tonik ile sıkılaştırarak günlük nemlendiricimi sürmeye hazır hale getiriyorum.

Tonik ve köpüğün gün içinde cildimde gördüğüm etkisinden şimdilik memnunum. Parlamalarım azaldı diyebilirim. Normalde gün içinde en az iki defa burnum parlamaya başlar, hele de dışarıda bulunmuşsam, bir yerden bir yere yürümüşsem mutlaka bir pudralama işlemi yaparım. Şimdi en azından bu işlem günde bir defaya indi. Tabi asıl sıcaklar başlayınca ne olacak onu bilemiyorum. Umarım bu şekilde devam eder. 
Sevgiler..

23 Mayıs 2014

Jane Iradale Smooth Affair&Dissapear..

Jane Iredale markasını son zamanlarda çok duyar ve çok da beğenir oldum. Bir kere ürünleri tamamen mineral ve makyajın cilde zarar vermesini önleyip, fayda sağlamasını sağlamak için üretilmiş ürünler. Ayrıca içlerinde bulunan yoğun mineraller sayesinde kimyasal ürün içermeden güneş koruma sağlayabilen bir marka. Kullanılan mineraller yine en yüksek kalitede ilaç etkisi de sağlıyorlar. Bütün bu faydalarının yanında bir de ürünlerin kendi güzelliği de olunca insan kullanmadan yapamıyor tabi.

İlk ürünümüz geçen kış aylarında sevgili Biricit'in etkinliğinde hediye edilen Smooth Affair yüz makyaj bazı, elimdekiler bitmeden bunu açıp kullanmak istemedim. Gerçi hala bunun dışında 2 bazım daha var ama artık dayanamadım. İsmi gibi yumuşacık ve limon kokan bir ürün.

İçinde anti-aging maddeler bulunuyor. JI hayvanlar üzerinde test yapmayan bir marka, o nedenle de ürünlerini gönül rahatlığı ile kullanabiliyoruz. 

Krem çok yoğun değil, ama bu kadarı bütün yüzüme yetiyor. Çok mat bir etki bırakmıyor ilk sürüşte ama uzun vadede cildimin parlamasını gerçekten önlüyor. Burada işin sırrı biraz da doğru ürünleri kombinlemekte sanırım. Smooth Affair ve Farmasi BB bir araya gelince normalde öğleden önce parlama yapmaya başlayan cildim akşama kadar dayanmaya başladı neredeyse.

Jane Iradale'in ikinci bahsetmek istediğim ürünü Dissapear kapatıcı, bu ürün de sevgili Serap'ın vintage doğum günü partisinde hediye edilmişti. O zamandan beri ara ara kullanıyorum. İlk olarak göz altlarıma da uygulama yapmıştım. Sonra Başak'ın blogunda aynı ürüne RossPharma yetkilileri tarafından yapılan yorumda; bu ürünün göz altı değil, diğer cilt lekeleri için kapatıcı olduğu belirtilmişti. O zamandan beridir de amacına uygun olarak cildimdeki bir kaç lekeye uyguluyorum. Gerçekten üzerine de bir pudra ile geçip, sabitleyince leke falan kalmıyor ortada.

Yapısı oldukça yoğun ama dağıtması ve uygulaması kolay. İster tüpün ucundaki sünger aplikatör ile dağıtabilirsiniz, ister parmağınızın ucu veya başka bir fırça ile. Kendi aplikatörü bir süre sonra ürünün de birikme yapması ile biraz yoğun uygulama yapmaya başlıyor. Bu nedenle ben parmağımın ucu ile alıp, fırça ile uygulama yapmayı tercih ediyorum.

Her iki ürüne de Jane Iredale'in satıldığı eczanelerden ve online dermokozmetik satış sitelerinden ulaşabilirsiniz.
Sevgiler..

Makyaj Odası #istanbulbloggerbuluşması ...

Geçtiğimiz hafta Makyaj Odası instablog sayfasının sahibesi sevgili Hümeyra'nın organizasyonu ile Karaköy Tükkan Cafe'de 9 blogger Anneler Günü'nü kutlamak için toplandık. Katılan bloggerların hepsi önceden tanıdığım ve sevdiğim kızlar olunca günümüz extradan keyifli geçti.
Hümeyra'ya bu güzel organizasyonda yardımcı olan sevgili Makyaj Guncesi Ayşegül'e de katkı ve emekleri için çok teşekkür ediyorum. Katılan diğer bloggerlar ise sevgili Serap, sevgili Naz, sevgili Makyaj dünyam, sevgili Selin  sevgili Özlem oldu bu sefer, hepsi önceden tanıyıp, çok sevdiğim arkadaşlarım.

 Hümeyra bizim için neler hazırlamış neler, hepsine bayıldım. Amerikan servislerden, minik lokumlara, cupcakelerden, pastaya herşey düşünülmüş ve incelikle, özenle hazırlanmıştı.

Bu tatlı pankartları İzmir'den Ecce Organizasyon yapmıştı, hepsi çok tatlıydı bayıldık.

Pastamız ise tam bir makyaj-kozmetik blogger buluşmasına uygundu ve Beyaz Fırın'a Hümeyra tarafından özel olarak yaptırılmış ve yazısı yazdırılmış. Hümeyracım eline sağlık, harika düşünmüşsün.

Yine  Hümeyra ve Ayşegül'ün ilgisi ve çabası ile sponsor firmalarımız da bizi yalnız bırakmamışlardı. Ürünlerini bayılarak kullandığım Cyrene güzel shea kremini ve yüz temizleme suyunu yollamış. O güzelim, cupcake şeklindeki lokumlar  Kuka Sweety'ye  ait. Doa Kozmetik sanırım yeni çıkardığı gözaltı serumu ve cilt kremini yollamış, ikisini de denemek için sabırsızlanıyorum. Raen gül özlü tonik ve lif havlu yollamış. Lif havlu cildime çok ağır gelmez umarım, hemen kullanmaya başlayacağım. Watsons'da yine harika ürünlerin olduğu bir kutu yollamış. Özellikle Rimmel London BB bronzer'ı hemen deneyeceğim.

Rapunzel çok merak ettiğim Charcoal (kömür tozu) içeren saç bakım kremini yollamış, bunu hemen denemeye başladım ve bayıldım. Buse Goz Design her birimize çok tatlı, kalp keseler içinde bileklikler yollamıştı, bana gelen sonsuzluk işareti, her gün takmaya başladım. Essence'in BB kremini de hemen denemeye başladım, bakalım nasılmış. Otacı'nın limon kokulu şampuanı ve sabunu çok güzel.  Mila Atölye çok hoş bir kitap ayracı, banyo bombası ve kokulu minik aksesuarlarından yollamış.


Ninedo bize üzerinde isimlerimizin yazdığı, bize özel tasarladıkları güzel defterlerinden yollamış, tabi blog defteri olarak kullanacağım. Apolena'nın yoladığı çantaya ise bayıldım. Bu ikinci Apolena çantam, ilkini de çekilişten kazanmıştım ve ikisini de hemen kullanmaya başladım. Bebak ise etkinliğime bizzat katılarak, bize yeni göz ve dudak makyaj temizleme ürünlerini getirdiler, ayrıca da yeni çıkan güneş ürünleri serisini de tanıttılar. Durance yine aramızdaydı. 

Bütün hediyeler içinde, Hümerya'nın bizim için özel seçip, Kurabiye Cupcake'e yaptırdığı bu güzel aynanın yeri başka, çok beğendim çok sevdim. 

Bütün sponsorlarımız toplu halde, hepsine çok teşekkür ediyorum.

Böyle güzel bir etkinlikte, böyle güzel insanlarla buluşmamızı sağladığı için sevgili Hümeyra ve Ayşegül'e çok teşekkür ediyorum. 
Sevgiler..



22 Mayıs 2014

Wet n Wild I am getting sunburned palet..

Wet n Wild TR'ye gelmeden önce Burada  bahsettiğim instagram alışverişimde aldığım Wet n Wild I am getting Sunburned paleti detaylı olarak inceleyelim istiyorum. Wet n Wild ile Comfort Zone paleti aldığımdan beri de çok beğenerek kullanıyorum, bu kadar uygun fiyata (tabi bu kadar uygunluk yurt dışında ve şimdi de Gratis'de) bu kadar pigmentli hatta fazla pigmentli ve çok güzel renklere sahip paletler az bulunur. Wet n Wild'da artık nihayet ülkemize teşrif ettiği için, daha önce aldığım bu paleti de paylaşarak WW serisine devam edelim.

Paletlerin tek kötü yanı ambalajları bence, plastik, sağlammış gibi görünüyor ama değil. Tek iyi yanı sımsıkı kapanması hatta çok zor açılması.

Ne yazık ki paletin resmini çekmeden elimden düşürdüm,  neyse ki sadece en üstteki farın ucundan kırıldı. Ambalaj dandik ama ona bir şey olmadı da far kırıldı içten. Neyse olur böyle şeyler. Zaten ucundan kırılan o pembe o kadar yumuşak ki kırılan kısmı parmağımla bastırarak presledim ve gayet güzel yerine oturdu.

Biraz fazla pigmentli demiştim değil mi, evet güneş altında özellikle crease bölgesi kahverengi farın pigmenti hakikaten çok ama çok yoğun. Fırçanın ucunu dokundurmak yetiyor yoksa gözünüz ciddi olarak pandaya dönüyor. Diğer renkler de hem kararında ışıltı hem de pigment olarak harikalar.

Bu da renklerin gölgede görünüşleri, ben paleti çok çok sevdim,  alttaki bronz ton ise tam bir joker renk diyebilirim. Her renkler ve her makyaja uyabilir. Bütün bir crease bölgesine de uygulanabilir veya sadece definer olarak da kullanabilirsiniz.

Tabi bu paletleri bu kadar sevdikten sonra TR'ye yeni gelen ve aklımın kaldığı bütün paletleri almamak olmazdı ki hepsini de aldım nitekim. Diğer paletlerin incelemeleri de sırayla gelecek.
Sevgiler..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...