29 Şubat 2012

Vouge Kapağında Adele

Adele'in şarkılarına bayılmayan varmı? Benim en sevdiklerim Set fire to the rain ve Rolling in the deep.. özellikle Set fire to the raini mutlaka müzik listelerinize eklemenizi öneriyorum.
Tabi bu kadar popüler olunca Vouge da Şubat ayı kapağında Adele'i kullanmış. Tabi bu biraz da Vouge'un bakın biz de artık anoreksik mankenlerin yerine artık biz de balık etli kadınları tercih ediyoruz diyerek günah çıkarmasının sonucu. Ancak kapağı gördüyseniz oradaki fotoğrafın Adele'e asla benzemediğini de farketmişsinizdir. 


Bu Adele'in normal hali. Gayet sevimli hatta gayet güzel bir genç hanım. Hafif balık etli evet ama günümüz güzellik ölçülerine göre şişman hatta obez olarak nitelendirilmesine engel olamıyor bu. Vouge'da kapağına koyarken photoshopun dibine vurmuş iyice. Kadını hiç olmadığı bir şekilde zayıf göstermişler, bir yandan göğüsleri pörtlemiş öbür yandan elmacık kemikleri iyice çıkmış.

Şimdi bu yukarıdaki kadının gerçek olanıyla ilgisi varmı acaba? Bence yok Adele'in gıdısı, sevimli yanakları ve beli yok oluvermiş, göğüsleri daralmış ve büyümüş, kolları da incelivermiş.Bu photoshopun mutlaka bir sınırlaması olmalı artık çünkü insanları olmadıkları bir şekilde gösterdikleri sürece bütün kadınlar ve hatta erkekler bile zayıflama takıntısı yaşıyorlar. Zayıflık güzeldir şeklinde empoze edilen kavram hayatlarımızı daha zor hale getiriyor.
Bu arada Burberry Prorsum defilesini seyrettinizmi? Podyumda yürüyen ilk mankeni görür görmez ilk düşüncem "Dead women walking" şeklinde oldu. Erkek mankenler de dahil olmak üzere hepsi Twilight, True Blood veya İnterwiev with the Vampire filmlerinden fırlamış gibiydi. 
Artık kilo konusunu takıntı yapmayacak modacılara, mankenlere ve insanlara ihtiyacımız var sanırım..
Sevgiler..

27 Şubat 2012

Kırmızı Halı

Bu seneki Oscar töreni ödüller açısından sürprizsiz geçti. Ama kırmızı halı oldukça güzel ve sürpriz doluydu ve geceye Angelina Jolie damga vurdu diyebiliriz. Giydiği kıyafet kırmızı halınıın en iyilerinden olmakla birlikte damgasını kıyafetinden çok o muhteşem kaslı bacağı ile vurdu. Bu arada herkesi zayıflığa teşvik edenlerin Angelina'yı çok zayıf bulmalarını da anlayamıyorum. Kadın 6 çocukla zaten hiç birşey yapmasa da zayıflayacaktır. Neyse şimdi benim favorim kıyafetleri geliyor.



Canım Angelinam genellikle yaptığı gibi siyah ve Atelier Versace giyinmiş ve bence çok da iyi yapmış. Kadına kim ne derse desin siyah yakışıyor. Zaten yanında Brad gibi bir aksesurla kötü görünmesi de mümkün değil açıkçası.

İkinci olarak yine muhteşem vücutlu Gwyneth Paltrow Tom Ford elbisesiyle geliyor. O capi başka kim giyse gerçekten komik dururdu ama kadına çok yakışmış.Mücevherleri de çok sade ve kıyafetle uyumlu.

Jennifer Lopez'de her zamanki gibi kalçalarını ön plana çıkaracak bir kıyafetle çıkmış kırmızı halıya. Kıyafet Zuhairi Murad tasarımı.


Masal prensesi tadında Armani Prive elbisesiyle Penelope Cruz dördüncü sırada. İnci kolyesi kıyafetini tamamlamış.


Milla Javovich'de Elie Saab elbisesiyle gerçekten çok şık olmuş. Dönüp dönüp bakılacak cinsden bir kıyafet ve makyaj.

Jessica Chastain'in kıyafeti tasarımcısı gibi oldukça cüretkar. bu kıyafet ancak Alexander McQueen imzalı olabilirdi.


Heidi Klum kırmızı halıda değil de after partylerden birinde giydiği sarı elbiseyle listeye sevimlilik kontenjanından giriyor. Hem sırt hem de bacak dekoltesi çok fazla kaçmış bence ama Heidi o kadar güzel ve sevimli ki bu kadar kusur olabilir bence.

Öbür yandan da Rooney Mara her zaman seçtiği siyah renkten vazgeçerek bence hata yapmış.Kıyafetin etek kısmı oldukça güzel olmakla birlikte yakası bir acaip durmuş  ve beyaz renk Rooney'i soluk göstermiş. Bu Givency tasarımı daha dolgun bir kadında daha şık durabilirdi. Bir de üzülerek söylemek zorundayım ki kahkülleri kafasında tas gibi durmuş, belki de ben kahkül sevmediğimden öyle düşünüyorum.

Oscar Töreni kırmızı halı açısından bu sene oldukça verimli geçti diyebiliriz yani. 

Bir de Zac Posen tasarımı şu kıyafet varki sürpriz olarak bakmanızı istiyorum.
http://www.trendus.com/fotogaleri/117/2012-oscar-odulleri/kategoriler/1/sayfa/31/16512/84-oscar-odulleri-kirmizi-hali.html
Sevgiler..

24 Şubat 2012

Google + hesabım

Merhaba,
Bir süredir bloglarda Google Friend Connect'in kapanacağına dair bir söylenti dolaşıyor. Birkaç bloger arkadaş da bunu doğrulamışlar ve Google +'a geçmişler. Bende öyle yapayım dedim ve yeni hesap açtım. Daha tam olarak nasıl kullanılır nasıl işler bilemiyorum kullandıkça göreceğiz heralde. Adresim de aşağıda, takip ederseniz sevinirim.

 https://plus.google.com/b/106657406199857147865/106657406199857147865/about

Sevgiler..

23 Şubat 2012

Golden Rose Işıltılı Mascara

Golden Rose markasına ait ürünleri eskiden beri severek kullanırım. Bunların içinde bir de ışıltılı mascarası vardı. Hala varmı bilmiyorum çünkü bir süredir hiç bir yerde göremiyorum bu ürünü. Simli eyelinerlar çıktığından beri bu mascaraları kaldırdı sanırım Golden Rose. 



Görüldüğü gibi kapağını kırdım ve aslında içinde de pek bir şey kalmadı. Ama yensini alamadığım için de atamıyorum. Bu mascaraların siyahı, altın sarısı ve daha değişik 1-2 rengi daha vardı yanılmıyorsam. O zaman hepsinden almadığıma şimdi çok pişmanım. Bu mascaradan gören, duyan, bilen varsa bana haber versin lütfen..


Bu da fırçası. İçinde bol sim olduğu zamanlar tek bir harekette daha önceden sürülmüş normal siyah mascaranın üzerine sürüyordum ve kirpiklerim ışıl ışıl oluyordu. Üstelik de gündüz sürüyordum bu mascarayı. O nedenle çabucak bitirdim sanırım. Şimdi gittiğim her mağazada arıyorum ama yok. Üretimden kaldırıldı heralde. Çok üzücü. Üstelik buna benzer hiç bir ürün de yok piyasada benim bildiğim. Avonun çıkardığı altın ve gümüş renkli mascaralar böyle ışıl ışıl değiller ve üstelik de kirpikleri birbirine yapıştırıyorlar. 
Aramaya devam o zaman..:-)
Sevgiler..

Pastel 11

Geçen hafta Watsons'dan aldığım ojeler içerisinde harika bir petrol rengi de bulunuyordu. Ne tam yeşil ne de tam mavi. Pastelin yeni çıkardığı renklerden biri bu da. Henüz bu rengi diğer oje markalarında görmüş değilim.


Bu resimde biraz karanlık çıkmış renk ama aslında tırnakda daha parlak duruyor.

 Bu flaşla çekilmiş hali ..


Burda da flaşsız çekim var..

Burda da flaşlı çektim ama renk aslında tam anlamıyla burada göstermiş kendini.. Pastel yeni renkler çıkardıkça alıp denemeye devam edeceğim.
Sevgiler..

22 Şubat 2012

China Glaze Flyin Dragon vs. Pastel no 42

Bu son zamanlarda Pastel ojelerin renklerinden çok memnun olduğumu daha önce de söylemiştim. Ojeler hem renk olarak çok çeşitlenmeye başladı hem de sürüm kalitesi ve dayanma süresi olarak da çok ilerleme kaydetti. 
Ama Pastel ne kadar ilerleme kaydederse etsin kendimi China Glaze almaktan alıkoyamıyorum.  Flying Dragonu almaktan da son anda vazgeçtim zaten. Almadan önce Pastelin sayfasına şöyle bir bakayım dedim ve renk olarak Flying Dragona çok benzeyen bu 42 numarayı buldum. Hemen aynı akşam da Gratisden alıp sürdüm tabi..



Bu da Flyin Dragonun kendisi.. Bence çok fark yok.. Farkı fiyatı..:-)



20 Şubat 2012

watsons alışverişim

Hafta sonu kendime bütün söz vermelerime rağmen yine Watsons'a girdim ve bir sürü şey aldım. Oje görünce zaten dayanamıyorum. Hangi renklerin olduğunu az çok hatırladığım için de yeni bir renk görünce hiç vakit kaybetmeden alıyorum. Bu aralar takıntım Pastel ojeler. Gerçekten çok güzel renkler çıkarıyor Pastel bir süredir. Bende dayanamayıp alıyorum tabiki..





Pastelin bu renkleri hakikaten çok güzel. iki tanesini sürdüm bile.


Bunlardan başka Maybelline'nin Cats Eye Mascarasını denemek istemiştim. Ama deneme ürünü olmadığı için satış elemanı bana Pastel'in Express Volume+Length Mascarasını önerdi. Kirpiklari daha uzun ve daha dolgun gösterdiğini ve üstelik de siyah göz kalemi hediyesi de olduğunu söyleyince ben de onu denedim ve sonuçta da aldım. Gerçekten bu sabah kullandığımda mascara kirpiklerimi şu anda kullandığım FlorMar mascaraya göre daha uzun gösterdiği sonucuna vardım. Fırçası hafif kıvrık ve sürümü de gayet kolay.




Bunlara ek olarak Lip Balmlara doyamadığım için Watsons'ın kendi Lip Balmlarından bir tane daha aldım.  Bu ürünü daha önce de kullanmıştım. Dudaklarım sürekli kuruyup çatladığı için evde, işyerimde, çantamda bir sürü lip balm bulunduruyorum. O nedenle ve çok sık da kaybettiğim için sürekli 6-7 tane yedeğim oluyor. Bu ürün de 8. oldu yanılmıyorsam.


Bunun dışında çantamda dağınık duran malzemelerimi toplasın diye bir adet makyaj çantası ve Watsons'ın şu yumurta formlu makyaj süngerinden de aldım. Makyaj süngerim vardı ama bir tane de yedek olsun dedim. 



Bu makyaj süngerini kullanması da temizlemesi de gayet kolay. Artık sanıyorum ki başka sünger kullanmam. 
Makyaj çantası da şu anda çantamdaki yerini aldı bile, içine dağınık halde duran tatlandırıcılarım, yanımda taşıdığım deneme boyu parfümler, dudak balmlarım, ıslak mendillerim gibi ıvır zıvır malzemelerim bulunuyor. Büyük çanta toplayıcılar yerine  değişik ürünleri toplamak için böyle küçük makyaj çantalarını kullanmak daha uygun geliyor bana.
Sevgiler.

17 Şubat 2012

Pastel Limited Collection 308

Tırnaklarıma Sevgililer günü için Konad disclerle kalp desenleri yaptım. Aslında kırmızı ya da pembe oje sürecektim ama canım o gün gerçekten sarı oje sürmek istedi. Ben sürmek istediğim ojeyi  eve gitmeden hayalimde canlandırabiliyorum. Bir anda öyle aklıma geliyor ben bu akşam şu rengi süreyim diye, sonra elimdeki ojelerden de en çok istediğim tonu seçiyorum ki elimde gerçekten 200 kadar oje var. Hepsini kutularda sakladığım için öyle bir anda bakınca renkleri göremiyorum. Ama renkleri bildiğim için aralarında seçmece çıkarıyorum aradığım rengi.




Pastelin bu limited koleksiyonu gerçekten çok güzel. Ben bulur bulmaz 8 renk falan almıştım. Hepsi de birbirinden güzeller, o nedenle bu güzel sarıya ancak sıra geldi. Eve gelmeden bu rengi gözümde canlandırdım ve gelir gelmez tırnaklarımı hazırlayıp sürdüm. Üstüne de kalp şekilleri yapıp, uçlarına Singapur'dan aldığım simli bir ojeyle sünger baskı yaptım.






Bence gayet güzel oldular. Ama ojelerimin hepsini kullanıp, hevesimi alabilmek için bir ojeyi 2 günden fazla kullanmıyorum artık..
Sevgiler..

Tırnak Bakımı

Tırnaklarıma sürekli ve koyu renkli ojeler sürdüğüm için sürekli sararıyorlar malesef. Aslında tırnaklarım normalde oldukça serttir ve zor kırılırlar. Ama tatilde, bayramda, seyranda, denizde, havuzda bile ojesiz gezmediğim için bu sararma problemine bir çözüm bulamıyordum. Ama Vanilya Club'ın aralık kutusundan gelen Allessandro Nail Spa tırnak bakım ürünü sayesinde tırnak sararmalarının biraz önüne geçmeye başladım sanıyorum. Tırnaklarıma önce bu spa ürününü sürüp tırnak fırçasıyla güzelce fırçalıyorum. Sonrasında da Golden Rose'un base coat'unu sürüp, ojeyi öyle sürüyorum. Daha önce base coat sürmüyordum ve tırnaklarım hakikaten çok kötü görünüyordu. Şimdi biraz daha düzeldi diyebilirim.




Bu da tırnaklarımın  Alessandro ile fırçalanmış ojesiz hali. çok güzel değil ama eskisi kadarda kötü değil üstelik giderek daha da iyileşiyor.



Bu da peşinden oje sürülmüş hali. Base coat'un üstüne ojeyi daha rahat sürüyorum ve kuruması da daha kolay oluyor.



Sevgiler..

16 Şubat 2012

Lila kutudan çıkanlar (devam)

Lila kutudan gelenleri denemeye devam ediyorum. Öncelikle dün gece Revigen Dökülmelere Karşı Şampuanı denedim. İlk kullanmaya göre karar vermek istemem ama saçımı yumuşak ve kolay taranır yaptığını söyleyebilirim. 


İkinci olarak denediğim ürün Marakkesh Argan Yağlı Saç Şekillendirici oldu. Bu ürün minicik bir tüpte ve çok az gönderilmiş. İlk önce bu kadarcık şey denemek için yetecekmi diye düşündüm. Ancak ürün sanki saçıma sürdükçe çoğaldı ve bütün saçımı kapladı. İlk defa saçıma bu kadar iyi uyan bir ürün bulduğumu söyleyebilirim. Çünkü saçımı gerçekten yumuşak ve parlak yaptı. Tabi bakım yapması konusunda bir deneme ile fikir belirtemiyorum. Ama en kısa zamanda bu ürünün tam boyunu denemek istiyorum.



3 gündür denediğim bir ürün de L'Occitane Aromachologie Relaxin Body Lotion oldu. Bacaklarım oldukça kuru ve nemsiz. O nedenle ürünü bol bol bacaklarıma sürüyorum. Çok nem verdiğini söyleyemem ama görünüşündeki kuruluğu aldı ve kokusu da fena değil. Ama kullanmak için tam boyunu almam. Daha önce Vanilya Club'ın kutusuyla gelen L'Occitane Cooling Hand Cream Gel ürününden ise çok memnun kalmıştım ve onu en kısa zamanda tekrardan alacağım zaten. Bu arada L'Occitane 50 TL. ve üzeri alışverişlere 75 ml.'lik vücut losyonu da hediye ediyor.



3 gündür kullandığım başka bir ürün de Cosmed'in yüz için Tüy Azaltıcı Serumu. Yüzüme lazer epilasyon yaptırmıştım. Ancak çok minik ve açık renk tüyleri lazer görmüyor biliyorsunuz. Bu ürünü belki o kalan ayva tüylerine faydası olur diye kullanıyorum. Vücüt için gönderilen ürünü kullanacağım yer yok, o nedenle onu denemesi için bir arkadaşıma vereceğim.


En son olarak da Durance'ın Antik Güller Koruyucu El Kremini 2 seferde kullandım. Ürün güzel nemlendiriyor ve kokusu da güzel ama onun benzeri pek çok ürün zaten şu anda bende mevcut. O nedenle bunun tam boyunu almayı düşünmüyorum.


Özetle bu ayki ilk Lila Kutumdan gayet memnunum. Inglot allığı ve Revigen  şampuanı da özellikle beğendim. Lila Kutu aboneliğim devam edecek.
Sevgiler.